AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan ve beraberindeki partililer, suç duyurusu dilekçesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdi. Özcan, daha sonra Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Milli irade düşmanlığının kimi zaman darbeci, kimi zaman vesayetçi, kimi zaman marjinal akımların temsilcisi olarak karşımıza çıktığını belirten Özcan, “2023 hedeflerinde somutlaşan büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası gayelerimizi inşallah zaferle neticelendireceğiz. Tabii bu süreçte eski Türkiye’de kaldığını ümit ettiğimiz faşist zihniyetin bulduğu her fırsatta adeta hortlamasının yol açtığı tedirginliğini de hep birlikte yaşıyoruz. Kimi zaman milli iradenin tecelligahı olan Meclis’in mehabetini bozan, kimi zaman medya mecralarını kirleten, kimi zaman eskiden mensubu oldukları kurumların saygınlığına zarar veren bu zihniyet sahipleriyle hukuk önünde hesaplaşmakta kararlıyız” diye konuştu.

“CHP’NİN DEMOKRAT YALDIZI ALTINDAKİ FAŞİST YÜZÜNÜ BİR KEZ DAHA SERGİLEMİŞTİR”

Bu örneklerden birinin de “başörtülü bir hakimin tarafsız olamayacağını ve adil yargılama yapamayacağını” söyleyen CHP’li Sağlar olduğunu ifade eden Özcan, “Türkiye’nin artık geride bırakmış olması gereken, büyük acıların çekildiği ve bedellerin ödendiği bir meseleyi yeniden gündeme getiren bu kişi CHP’nin demokrat yaldızı altındaki faşist yüzünü bir kez daha sergilemiştir. Gazeteci kimliğiyle yaptığı bir sosyal medya paylaşımında ise Can Ataklı, Cumhurbaşkanımızın seçimle gitmeyeceğini, ordunun darbe kabiliyetinin kalmadığını, artık tek ümidin ülkenin halkta öfkeye yol açacak büyük bir felakete uğraması olduğunu söyleyebilecek kadar derin bir sefarete düşmüştür. Darbe ve felaket çığırtkanlığı yapan bu zihniyet, ülkemiz için bizatihi bu tehditlerin kendisi kadar tehlikelidir. Aynı şekilde Genelkurmay eski Başkanlarından İlker Başbuğ’un 27 Mayıs darbesinin şayet rahmetli Menderes erken seçim kararını ilan etseydi olmayabileceği, böyle bir durumda da iktidarın zaten CHP’ye geçeceği yönündeki açıklamaları zihinlerin gerisindeki darbe sevdasını açık etmiştir” şeklinde konuştu.

“BU TÜR SÖYLEMLERİN İYİ NİYETLİ OLMADIĞI AÇIKTIR”

Sadece bu üç örneğin dahi Türkiye’nin 97 yıllık cumhuriyet tarihinde elde ettiği milli iradenin üstünlüğünü esas alan kazanımları hala hazmedemeyenlerin vesayet ve darbe dönemlerinin özlemiyle yanıp tutuştuğunu göstermeye yeterli olduğunu anlatan Özcan, “Demokrasi tarihimizde siyaset, darbelerle her dönem inkitaya uğratılmıştır. Bugün seçilmişlerin en kritik demokratik mücadele süreci devam ederken bu tür söylemlerin ve yaklaşımların kesinlikle iyi niyetli olmadığı, arkasında farklı ajandaların ve gayelerin bulunduğu tartışmaya mahal vermeyecek şekilde açıktır. Unutulmamalıdır ki terörle ve her türlü vesayet odağıyla mücadele, demokrasiyi koruma mücadelesidir. Hak ve özgürlük mücadelesinde ülkemizin elde ettiği kazanımlara, vesayetten darbeye, terör örgütlerinin saldırılarından uluslararası tuzaklara kadar nice badireleri göğüsleyerek sahip çıkan milletimizin bu karanlık zihniyete de hak ettiği dersi demokrasi ve hukuk sınırları içinde vereceğinden şüphe duymuyoruz” dedi.

Kaynak : İHA