Güldemir, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bazı cami yaptırma derneği yönetimlerinin, camilerde görevli imam hatip ve müezzinlerden kendilerinin keyfi isteklerini yerine getirmelerini beklediğini belirterek, bu istekler yerine gelmediği takdirde din görevlileri açısından sıkıntılı bir sürecin başlayabildiğine dikkati çekti. Güldemir, şöyle konuştu:

“Camilerin hizmete açılması safhasına kadar büyük gayret ve özveride bulunan dernekler, camiler hizmete açıldıktan sonra caminin işleyişine karışmamalı, sadece bakım ve onarım işleriyle ilgilenmeli. Hepsi için söylemiyoruz ama bazı cami yaptırma dernek yönetimleri kendilerini imamların ’işvereni’ gibi görüyor, imamdan kendilerine itaat etmelerini bekliyor, imamın yıllık izninden caminin lambasına kadar her şeye karışıyor. Cami Dernekleri camiyi yaptırırken vatandaşlardan topladıkları paralarla lojmanı da yaptırıyor. Cami Derneği tüzüğüne göre farklılıklar gösteren kullanım hakkı çoğu zaman derneğe ait olduğu için imamdan lojman için yüksek kira talep edilebiliyor. Ya da imamın lojmandan çıkması istene biliyor. Buna fırsat vermemek için lojmanların kullanımının 49 yıllığına Diyanet İşleri Başkanlığına verilmesi sorunu giderecektir kanaatindeyiz. Cami yaptırma dernekleriyle ilgili mevzuata ’Dernek, imamın görevine müdahale edemez’ şeklinde bir müeyyide getirilmeli. Bu sağlanırsa, bugün birçok din görevlilerimizin yaşadığı mobbinge neden olan şartlar da ortadan kaldırılmış olur” ifadelerine yer verdi. Kaynak : İHA