’ABD’nin Türkiye’de yargılanmakta olan Osman Kavala ve Henri Barkey için hukuksuz ve iyi niyet çerçevesi dışında siyasi irade beyanı ortaya koymaya çalışması, son derece vahim bir durum ortaya koymaktadır’ diyen Bekin, “Dünyanın en karanlık yapılanmasının çatı örgütü olarak faaliyet göstermekte olan CFR’de görev yapmakta olan Henri Barkey için adil ve şeffaf yargılama için kolları sıvayan ABD yönetimi, ‘ben merkezli’ siyasi anlayışla tam anlamıyla garabet bir durum oluşturmaktadır. ABD Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price’ın yaptığı basın açıklaması, kabul edilmesi mümkün olmayan ve diplomasi diliyle de hiç uyuşmayan ‘tersine dönen kum saati’ nitelikli dayatmacı ve güç göstermeye yönelik dili, Amerika’nın ‘uluslararası hukuksuzluk’ anlayışının yeni bir göstergesi niteliğindedir” ifadelerini kullandı.

Bekin, bu vahim durumun, ABD ile olan ilişkilerimizde hala büyük gayretle korumaya ve her türlü gerçeklikten uzak soyutlamalarla sürdürmeye çalıştığımız sözde ‘stratejik ortaklık’ anlayışının yeni bir tezahürü olduğunu söyledi.

Kıbrıs konusunada Yunan Başbakanı’nın Türkiye’ye yönelik hadsiz ifadelerine de değinen Doğan Bekin, “Hala ‘birleşik Kıbrıs’ adı altında ‘çözümsüzlük’ ve ‘izolasyon’ yaklaşımlı çözüm önerisi ortaya konulurken, Yunan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis’in 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na yönelik olarak Türkiye’yi ‘işgalci’ olarak göstermeye çalışırken aşağılayıcı üslubu tercih etmesi son derece vahim bir gelişmedir” dedi.

Bekin, Mitsotakis’in ağır üslubundan sonra AK Parti iktidarının müzakereyi protesto ederek katılmaması çağrısında bulunarak, “Bu nedenle iktidarın mart ayı başında BM öncülüğünde, Yunanistan, İngiltere, KKTC ve GKRY arasında yapılması düşünülen, dayatmacı ve zihni kısır döngü yaklaşımında yapılması planlanan beşli müzakerede de sorunun özünün hala değişmeyeceği mübeyyin olmuştur” şeklinde konuştu.

Kaynak : İHA