Yapılan kazılarda 4 bin 500 yıllık zeytin çekirdeklerinin çıktığı Oylum Höyük’te düzenlenen tanıtım gününde Kanada’dan Katar’a birçok ülkeye ihraç edilmeye başlanan Kilis Yağlık Zeytini’nin kadim tarihi, lezzeti ve kalitesi anlatıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte başarılı zeytinyağı üreticilerine ödüller verildi ve zeytin hasadı yapıldı.

9 bin tonluk üretim

Zeytinin anavatanı olan Doğu Akdeniz’de yer alan Kilis, toplam 266 bin dekarlık alanda zeytin üretimi yapıyor. 3 milyon 500 binin üzerinde, meyve veren zeytin ağacı bulunan ilde, yıllık üretim miktarı 9 bin 146 ton olarak gerçekleşiyor. İlde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda bölgede zeytin üretiminin geçmişi binlerce yıl öncesine gidiyor. Yüksek yağ oranı ve lezzetiyle dikkatleri çeken Kilis Zeytini, son yıllarda ekonomik değeriyle de ön plana çıkıyor.

Paneller düzenlendi

Kilis’in önemli bir markası haline gelen zeytin ve zeytinyağının tanıtımı için bir etkinlik düzenlendi.

Kilis Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Günü, Oylum Höyük Bazilikası’nda gerçekleştirildi.

Yapılan arkeolojik kazılarda 4 bin 500 yıllık zeytin çekirdeklerinin bulunduğu höyükte gerçekleştirilen tanıtımda “Zeytin ve Zeytinyağının Tarihsel Yolculuğu ve Kilis’te Gelişimi” ile “Kalite, Verimlilik Markalaşma, Pazarlama Perspektifinden Zeytinyağı” başlıklarıyla iki panel düzenlendi.

Zeytin hasadı yapıldı

Tanıtım gününe katılan Dr. Ender Saraç, “Zeytin ve Zeytinyağı ile Sağlıklı Yaşam Reçetesi” sunumu gerçekleştirdi. Zeytinyağı tadımı yapılan etkinlikte başarılı zeytinyağı üreticilerine ödülleri verildi.

Masmana Zeytin Yağları’ndan Ali Hayta, Kilis Organik Zeytinyağı Üreticileri Birliği Başkanı Hüseyin Polat, Anatolian Gold’dan Mustafa Özenen, ödül kazanan isimler oldu. Etkinlik, zeytin hasadı ile sona erdi.

Genleri araştırılıyor

Tanıtım gününde bir konuşma yapan Kilis Valisi Recep Soytürk, etkinliğin yapıldığı Oylum Höyük’te 4 bin 500 yıllık zeytin çekirdekleri bulunduğu belirterek, “Şu an bu çekirdeklerin Kilis Yağlık Zeytini ile aynı genlerden gelip gelmediğini araştırıyoruz. Çekirdeklerin üzerinde gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar devam ediyor. Aynı genlerden geldiğini ispat etmemiz haline zeytin ve zeytinyağımız bir adım daha öne çıkacak” ifadelerini kullandı.

7 milyon liralık yatırım

Etkinliğin düzenlenmesine katkı sağlayan İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Burhan Akyılmaz, Kilis’te zeytincilik özelinde 12 ayrı projeyi desteklediklerini ve yaklaşık 7 milyon TL’lik yatırım hacmi oluşturduklarını anlatarak, “Desteklediğimiz projeler kapsamında Kilis ilimizde zeytin işleme tesisi, zeytinyağı üretim tesisi kurduk, mevcut tesislerinin kapasitesini arttırdık, çiftçilerimize verimli ve kaliteli üretime yönelik eğitimler verdik, Kilis zeytinyağının yurt ışı fuarlarda tanıtımını yaptık” diye konuştu.

İhracat başladı

Kilis Zeytini’nin Türkiye’de ve dünyada tanınır hale gelmeye başladığını ifade eden Genel Sekreter Akyılmaz, “Üreticilerimiz, daha önce iç piyasaya verdikleri ürünlerini, şimdi ABD, Kanada, Almanya, Katar ve Umman gibi farklı hedef pazarlara ihraç etmeye başladı.

Bundan sonraki süreçte özellikle Kilis zeytinyağının erken hasat, soğuk sıkım üretimini teşvik edip ilaç ve sağlık ürünü gibi eczanelerde insanlara şifa veren bir ürün haline getirmek istiyoruz. Gelen ziyaretçilerimizin de bu tarihi ağaçları ziyaret etmesinin önünü açmış olacağız. Yaptığımız bu tanıtım etkinliği ile Kilis’in zeytinyağı pazarında yeni bir kulvar açıp zeytinin anavatanı olma avantajını da kullanarak polifenolü yüksek, sağlık bileşeni zengin, natürel sızma zeytinyağı üretimiyle marka değerini arttırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Su ve gübre istemiyor

Tanıtım günün katılımcılarından Kilis 7 Aralık Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Nazım Şekeroğlu, Kilis Zeytini’nin sulama ve gübreleme istemediğini, 14 metre aralıklarla kök yumru yöntemiyle dikildiğini ifade ederek, “Bu tarihten gelen geleneksel bir yöntem. Bu zeytinin en önemli özelliği yağı. İki yılda bir meyve vermesine karşın yüzde 40-45 yağ oranına sahip. Aroması çok yoğun bir tür. Baharatlı tat ve kokusu var. Erken hasat edildiğinde ve soğuk sıkım yöntemi uygulandığında farklı bir lezzete ulaşıyor” açıklamalarında bulundu.

Krallık başkenti

Etkinliğe ev sahipliği yapan Oylum Höyük’teki arkeolojik kazıları yürüten Kazı Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin, höyüğün 9 bin yıllık bir yerleşim yeri olduğunu kaydederek, “Burası Tunç Çağı’nda Nuhaşşe isimli şehir krallığının başkenti (Ulisim veya Ullis) olarak geçiyor. Yaptığımız kazılarda 4 bin 500 yıl önce karbonlaşmış zeytin çekirdeklerinin yoğunluğu dikkatimizi çekti. Ayrıca zeytinyağı saklanan kaplar da ortaya çıkardık. Bu bölge, iklim ve coğrafya olarak Doğu Akdeniz’in bir parçası. Bereketli Hilal’in de kuzey batısında yer alıyor. Doğu Akdeniz, zeytinin ana vatanı. Bütün dünyaya zeytin, buradan yayılmış. Tunç Çağı’na ait belgeler, zeytinin çok önemli bir ticaret ürünü olduğunu ortaya koyuyor. O dönemin petrolü diyebiliriz. Bugün de eski değerine kavuşması için düzenlenen bu etkinliği çok önemli buluyorum” ifadelerini kullandı. Kaynak : İHA

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here